Doğal Yaşam Alanı Nedir? Önemi ve Etkileri Nelerdir?

Bir organizmanın doğal yaşam alanı yaşadığı yerdir; bir bakıma adresidir (doldurduğu NİŞ ise nasıl yaşadığıdır; yaşam tarzıdır). Her organizmanın, hayatta kalması için uygun şartların olduğu bir yeri vardır.

Bu doğal yaşam alanları organizmaya yeterli su, gerekli ısı aralığı, güneş ışığı, tuzluluk ya da tuzsuzluk, saklanma ve yumurtlama yerleri, besin vs. sağlar. Doğal yaşam alanlarının farklı türler için farklı özellikleri vardır. Sayısız palamudun olduğu bir meşe ormanı sincaplar için idealdir ama kazların hiçbir işine yaramaz. Yellowstone Ulusal Parkı’nda hiçbir canlının hayatta kalamayacağı kaynar çamurlar, renkli bakteri topluluklarının doğal yaşam alanıdır.

Bir türün normal olarak bulunduğu doğal yaşam alanlarının haritasını çıkartacak olursak, alanını veya dağılımını resmetmiş oluruz. Birçok hayvanın doğal yaşam alanları içerisinde en sık kullandığı ve en çok görüldüğü kendi yaşam alanı vardır.

Bir dağ aslanının veya ayısının yaşam alanının içinde, erişebileceği besinlerin ve güvenli su kaynaklarının olduğu yerler, uyuduğu mağaralar ve diğer güvenli saklanma alanları vardır. Bu tarz büyük avcı hayvanlar için gerekli olan yaşam alanı 15 kilo-metrekare veya daha fazlasıdır ve bazı hayvanlar kendi bölgelerine girmeye çalışan türdeşlerini uzaklaştırmak zorundadır (birçok büyük etoburun hayatta kalabilmek için korunaklı geniş alanlara gereksinimi olmasının sebebi budur).

Antilop veya bizon gibi otlayıcı hayvanlar tanımlı bir yaşam alanına sahip değildir; hareket eder veya göçerler. Sürüleri bir yıl boyunca büyük mesafeler kateder ve bu yüzden geniş alanlara yayılmış besin kaynaklarına erişme şansları vardır. Fakat kendine ait yaşam alanları olan hayvanlar, güvenli veya tehlikeli, her köşe bucağı çok iyi bildiklerinden tehlikeden uzak durabilir ve besinlere kolaylıkla ulaşabilirler.

Bir hayvanın kendi yaşam alanında nasıl yaşadığını kavrayabilmek için kendi yaşam alanınızın, yani evinizin, mahallenizin ve dolaştığınız, güvende hissettiğiniz ve gereksinimlerinizi karşıladığınız tanıdık yerlerin haritasını çıkartabilirsiniz. İnsanlar vahşi yaşamın olduğu bölgelere doğru yayıldığında, birçok türün doğal yaşam alanını işgal etmiş olur.

Eğer bir türün doğal yaşam alanı tamamen ortadan kaldırılırsa o tür elbette soyunun tükenmesi tehlikesiyle karşı karşıya kalır. Geriye sadece küçük ve soyutlanmış doğal yaşam alanları kalmışsa, bunları parçalara ayrılmış olarak tanımlarız. Geriye kalan alanlar ne kadar küçük olursa, parçalanmanın etkileri o kadar büyük olur.

Konut arazisi açmak için ağaçları kesilerek parçalara ayrılmış olan bir ormanda, ardıç kuşu veya bülbül gibi yoğun bir bitki örtüsünün güvenliğine ihtiyaç duyan orman kuşları ortadan kaybolacaktır; yalnızca kestane kargası, karatavuk ve çalıkuşu gibi kenar türleri hayatta kalabilecektir.

Çevreci veya korumacı hareket, başta tehlike altında olanlar olmak üzere bütün canlı türlerini korumanın tek yolunun evlerini koruma altına almak olduğuna inandığından, elverişli doğal yaşam alanlarını korumak için canla başla çalışmaktadır. Tüm kırsal kesimlerde korunaklı geniş alanların olması gerekir; böylece içinde yaşayan canlılarıyla beraber bütün ekosistemler temsil edilebilir.



Kommentare

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.