Havanın Yapısı Ve Hava Olayları Nelerdir?

Dünyayı saran gaz tabakasına atmosfer (hava) denir. Hava, %78 oranında azottan, %21 oranında oksijenden, 3/01 oranında da argon, karbondioksit, su buharı ve diğer gazlardan oluşan bir gaz ve toz karışımıdır. Havanın yapısındaki bu maddeler farklı nedenlerden dolayı hava olayları meydana getirmektedir.

Havanın yapısındaki gazların ve su buharının belirli bir yoğunluğu vardır. Havadaki su buharı miktarına nem denir. Havanın nemini ölçen alete de nemölçer denir. Su buharı, havaya buharlaşma ve terleme yoluyla gelir. Canlıların yaptığı terleme, deniz ve göllerde yaşanan buharlaşma, havanın nemini artırır. Hava sıcaklığı arttıkça havadaki nem oranı da artar. Özellikle yaz aylarında deniz ve göl kenarındaki şehirlerde havadaki nem oranı yüksektir.

Havanın yapısında bulunan gaz molekülleri hareketli bir yapıya sahiptir. Moleküller sürekli bir şekilde birbiri ile ya da temas ettikleri yüzeylerle çarpışmaktadır. Bu çarpışmalar neticesinde oluşan etkiye basınç denir. Atmosfer içindeki gazların da belirli bir basınçları vardır. Hava sıcaklığı arttığı zaman havadaki gaz moleküllerinin aralarındaki uzaklıklar artar, havanın yoğunluğu azalır. Yoğunluğu azalan havanın oluşturduğu basınç da azalacaktır. Dolayısıyla hava sıcaklığının arttığı yerlerde alçak basınç alanı, azaldığı yerlerde ise yüksek basınç alanı oluşur.

Sıcaklık farklılığının meydana getirdiği bu basın farklılıkları hava olaylarının temel sebepleri arasındadır. Havanın yapısındaki suyun sıcaklık ve basınç gibi faktörler sonucunda yağmur, kar vb. şekillerde yeryüzüne düşmesine yağış denir. Yağış, alçak basınç etkisi altındaki yerlerde oluşur.

Rüzgar, yüksek basınç alanındaki havanın alçak basınç alanına doğru akmasıyla oluşur. Yel adı verilen, şiddeti çok düşük rüzgarlar oluştuğu gibi fırtına adını verilen çok daha şiddetli rüzgarlar da oluşabilmektedir. Kasırga (tayfun) gibi şiddetli rüzgarlar ağaçları kökünden söküp devirebilmekte, evlerin çatılarını uçurabilmektedir. Rüzgarların birbiri ile çarpışarak girdap oluşturması ile meydana gelen hortumlar çok daha yıkıcı etkilere sahiptir.

Yağmur: Havadaki nem, hava sıcaklığının düşmesi sonucu yoğunlaşarak çok minik su damlacıklarından  oluşan bulutları meydana getirir. Bulut içinde sıcak hava yükselirken soğuk hava aşağı yönde ilerler. Bulut içindeki bu hava hareketi sonucunda su damlacıkları birleşerek büyür. Bulut içindeki hava hareketler. su damlacığının yere düşmesini engeller. Su damlacıkları, hava hareketinin taşıyamayacağı ağırlığa ulaşınca yeryüzüne yağmur olarak düşer.

Kar: Bulutların yapısındaki su damlacıkları sıfırın altındaki bir sıcaklıkta buz kristallerine dönüşür. Buz kristalleri birleşerek kar kristallerini oluşturur. Kar kristallerinin yeryüzüne düşmesiyle kar yağışı meydana gelir.

Dolu: Basınç farklılığı nedeniyle dikey doğrultuda aniden yükselen hava hareketleri sonucunda, havanın içindeki soğumuş su damlacıkları ani bir şekilde donarak buz küreleri haline gelir. Bu buz küresine dolu denir. Bulut içindeki hava hareketinin şiddetine göre dolu tanesi çok büyük bir buz parçasına dönüşebilir. Dolu yağışı bitkilere, hayvanlara, insanlara, ev ve araçlara zarar verebilir.

Sis: Sis, yere yakın su buharının yoğunlaşması sonucu ortaya çıkan çok küçük su damlacıklarından meydana gelmiştir. Sisli havalarda görülebilen en uzak noktaya olan uzaklığa görüş mesafesi denir. Görüş mesafesi havayolu, denizyolu ve karayolu seyahatlerinde çok önemlidir. Yeterli görüş mesafesi oluşmazsa bu şekilde seyahat edilmemelidir.

Kırağı: Kış günleri sabah dışarı çıktığımızda bitkilerin veya araçların camlarının buz parçaları ile kaplanmasına neden olan yağış şekli kırağıdır. Havadaki nemin, sıcaklığın sıfırın altında olduğu zamanlara yeryüzündeki soğuk yüzeylere çarparak sıvı hale geçmeden doğrudan katı haldeki buza dönüşmesiyle oluşur. Kırağı, bitkilerin gelişimini engelleyen bir olaydır.

Özellikle kum fırtınaları sonucunda çöldeki yeryüzü şekilleri bir gün içerisinde bile değişim geçirebilir. Bir gün önce tepe olarak gördüğünüz bir yer, bir gün sonra düz hale gelmiş olabilir, Çöl toprağının oluşum süresi daha uzun bir zamanı kapsamaktadır. Gece ve gündüz sıcaklık farkından dolayı kayaçların genleşme ve büzülme hareketi sonucunda çatlaması ve parçalanmasıyla kum taneleri oluşmaktadır. Benzer durum buzlanmanın çok olduğu yerlerde de gerçekleşir. Çatlayan kayaçların arasına giren yağmur suları burada donarak kayaçların parçalanma sürecini daha da hızlandırmaktadır.

Erozyon, yağmur ve rüzgar sonucunda toprağın bir yerden başka bir yere taşınmasına denir. Dolayısıyla yağmur suları ve rüzgar, toprağın aşınmasına neden olarak yeryüzü şekillerinin değişiminde etkilidir. Erozyonla dağlar aşınmakta, nehir yataklarında biriken topraklar delta ovalarını oluşturmaktadır.

Günlük yaşamda birkaç gün sonrası için planlama yaparken havanın durumu çok önemlidir. Örneğin hafta sonu pikniğe gidip gitmeyeceğimize ya da bir gün sonra okula gidecek isek ne giyeceğimize hava durumuna göre karar veririz.

Tarımla uğraşan bir çiftçi için havanın durumu çok daha önemlidir. Ürününü ekecek ya da biçecek olan çiftçiler hava durumuna göre hareket etmek zorundadır. Çiftçi ürüne ilaçlama yapacak ise yağmurdan önce değil de yağmurdan sonra yapmalıdır. Buna karşın tarlaya dikeceği ürünü yağmurdan önce dikerse hem sulama maliyetinden kurtulmuş olacak hem de bir an önce ürününü ektiği için ürünün yetişmesi de daha hızlı olacaktır. Yağmurdan önce ürününü ekemezse toprağın kuruması, tekrar ekim ve dikime elverişli hale gelmesi için beklemek zorunda kalacaktır.

Hava tahmini uçak ve gemilerin gidiş güzergâhlarını belirlemede çok önemlidir. Yaklaşan bir fırtınanın durumuna göre uçaklar ve gemiler için yeni güzergâhlar belirlenir ya da seferler iptal edilir. Kara yoluyla trafiğe çıkacak olan yolcular için de hava raporları çok önemlidir. Yetkililer hava raporlarına göre yollarda tuzlama çalışmaları yapabilir, polis kontrol noktaları oluşturabilir, itfaiye ve sağlık hizmetlerinde toplumun ihtiyacını karşılamak için gerekli önlemleri alabilirler. Sürücüler de yağış anında yolda kalmalarını önleyecek şekilde zincir, çekme halatı gibi ekipmanları temin edebilirler.

Benzer şekilde, hava durumunun bilinmesi, yaşanması muhtemel sel felaketleri ve aşırı sıcaklardan kaynaklanan kalp ve tansiyon hastalıkları için gerekli önlemlerin alınmasını sağlar. Günler öncesinden yapılan hava tahmini ile harcanacak enerjinin boyutları hesaplanarak üretimin artırılması gerektiği bilinebilir.

Yıl içerisinde ilkbahar, yaz, sonbahar ve kış olmak üzere dört mevsim yaşanmaktadır. Dünya kendi ekseni etrafında ve Güneş etrafında olmak üzere iki şekilde hareket etmektedir. Dünya’nın Güneş etrafındaki dolanım süresi 365 gün 6 saattir. Dünya, Güneş etrafında eliptik bir yörüngede dolanmaktadır. Dünya’nın kendi ekseni etrafında dönmesi 24 saatte tamamlanmakta, bunun sonucunda gece ve gündüz oluşmaktadır. Dünya’nın dönme ekseni 23° 27’lık (23 derece, 27 dakika)bir açı ile eğik durmaktadır.



Kommentare

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.