Meteor Nedir? Nasıl Oluşur? Özellikleri Nelerdir?

Meteor ve meteorit, gezegenler arası dolaşan taş parçaları ve bunlardan yer-yüzüne düşenlerdir. Bazı geceler karanlık gökyüzünde birdenbire ışık saçan bir cismin yıldızlar arasında kayıp gittiği görülür. Bu olaya doğru olmayarak (yıldız kayması) ve kayıp giden ışıklı cisme de (akan yıldız) denir.

Bunların aslında yıldız veya gezegen değil küçük veya büyük metal parçaları ya da yeryüzündeki taşlara benzeyen cisimlerdir. Bir iğne başı kadar küçük olanların yanında birkaç ton ağırlığında olanlar da vardır. Bunlar yerin çekim etkisi ile düşerken atmosfere yaklaşık 11-72 km/s’lik büyük bir hızla girerler. Sürtünme nedeni ile gittikçe ısınır ve sonunda akkor durumuna gelerek ışık saçmaya başlarlar. Akan-yıldız biçiminde gözlenen olay budur. Bunların çok küçük olanları (çoğunluğu) yanar, yere toz olarak ulaşırlar.

Meteorlar, yere düşen irili ufaklı tüm cisimlere genelde bu ad verilir. Yılda yaklaşık yirmi kez yeryüzü bir meteor sağnağı ile bombardıman edilir. Bu sırada saatte yaklaşık 20-35000 meteor düşer. Bu sağnaklar sanki kendilerinden fışkırmış gibi görünen takımyıldızların (burçların) adları ile tanınır. Bunların en tanınmışı Aslan Burcundan fışkırıyormuş gibi görünen ve Leonit adını alan meteor sağnağıdır.

Bu tür sağnaklara (akanyıldız yağmuru) da denir. Leonit akanyıldız yağmuru kasım ayında görülür. En yoğun olduğu gün 13 kasımdır. Bazı büyük meteorlar ateş topu biçiminde inerler, patlayarak küçük parçalara ayrılırlar.

Meteorit, atmosferde bir bölümü yansa bile bir bölümü yanmadan yeryüzüne ulaşabilen meteorlara meteorit ya da göktaşı denir. Bazı meteoritler o kadar büyük olurlar ki düştükleri yerlerde büyük çukurlar açarlar. Bu çukurlara (meteor krateri) denir. Ay yüzeyinde bu kraterler daha çoktur. Çünkü atmosfer olmadığı için bunlar yanmadan Ay yüzeyine gelip hızla çarparlar.

Yeryüzüne düşen en büyük meteoritlerden birisine Afrika’da rastlanmıştır. Bunun ağırlığı 55 ton kadardır. Meteoritlerin birçoğu yapı ve bileşim yönünden incelenmiştir. Bunları kabaca iki gruba ayırmak mümkündür. Bir bölümünün yapı ve bileşimi Yerdeki taş’lara benzer. İkinci gruptakiler demir-nikel alaşımlarıdır. Bunlarda demir oranı % 80-95, nikel oranı ise % 20-5 arasında değişir.

Bazı meteoritler ise arada kalır, metal alaşımı içeren irice taşlardır. Demir genel olarak kristal yapı gösterir. Bu, demirin ergimiş, sıvı durumda iken yavaş yavaş ve uzun sürede katılaştığını belirtir.

Meteoroldler, kuyruklu yıldızların baş bölümünü oluşturan parçacıkların kalıntıları ve Asteroidler ailesinde bulunan küçük parçacıklardır. Bunlar kendi yörüngelerinden ayrılarak meteor biçiminde yeryüzüne düşerler. Bazı kereler yılın belli zamanlarında akan yıldız yağmuru biçiminde gelirler. Bu durumda iken hızları ve doğrultaları birbirine benzer.

1866’da Schiaparelli Perseu takımyıldızından fışkırır gibi görünen ve Perseidler adını alan akan-yıldız yağmurunun (sağnağı) güneş çevresinde dolanan meteoroidlerden kaynaklandığını göstermiştir. Yörüngelerinin ise birkaç yıl irice gözlenen bir kuyruklu yıldız yörüngenin aynı olduğunu ortaya koymuştur.

Bunların yörüngelerindeki dolanım süresinin yerin dolanım süresine benzemediğine göre de, Güneşin çevresinde ayrı bir (halka) oluşturmalıdırlar. Ancak bununla yıllık akan-yıldız yağmuru meydana gelebilir. Başka kuyruklu yıldız, akan yıldız yağmuru ilişkileri de saptanmış; bu da meteoroid akımlarının kuyruklu yıldızlardan kaynaklandığını kanıtı olmuştur.



Kommentare

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.