Milet Antik Kenti Nedir? Tarihi Ve Özellikleri Nelerdir?

Milet, Ege bölgesinde, Büyükmenderes ovasının batı kesiminde kurulmuş olan önemli bir Eskiçağ kenti ve limanıdır. İ.Ö. V. yüzyılda, denize doğru uzanan bir yarımada üzerinde bulunuyordu ve dört limanı vardı, Limanlardan Milet dokumaları ve ardelinin tahılı gemilere yükleniyordu. Fakat sonradan Büyükmenderes ırmağının birikintileri, körfezi ve limanı doldurdu. Bu eski kıyı kentinin kalıntıları, şimdi denizden 9 kilometre uzakta ve içeridedir. Bu olay, kentin boşaltılmasına ve önemini yitirmesine neden oldu. Bugün görülen kalıntılar bile, Milet’in hangi ölçüde varlıklı, siyasal ve uygarlık bakımlarından ne kadar etkili ve güçlü olduğunu göstermeye yetmektedir.

Milet’in ilk halkının Karlar olduğu anlaşılmaktadır. Daha sonra Girit adasının eski yerlileri ve İ.Ö. IX. yüzyılda iyonlar buraya gelmişlerdir. İyonlar, ilk olarak Kalabaktepe’ye yerleştiler ve buradaki surları sağlamlaştırdılar. Milet, deniz ulaşımına çok elverişli bir yerde bulunduğu ve doğudan gelen ticaret yolları kolaylıkla buraya erişebildiği için, Ege kıyılarının en önemli limanı olmuştur.

Miletliler, önce Kimmerlere sonra da Lidya’da Giges’in kurduğu Mermnadlar (Şahin krallar) hanedanına karşı kendilerini korudular. Lidya devletinin iç ticarete engel olması nedeniyle kısa sürede Ege adalarında, Akdeniz kıyılarında ve en çok Karadeniz kıyılarında koloni ve pazar yeri kurdular. Milet, İ.Ö. VII. yüzyılın sonlarına doğru tiran Trasibulos zamanında çok gelişti. Lidya krallarının saldırıları da başarı ile önlendi. Lidya kralları ile Milet arasındaki savaş bir dostluk antlaşması ile sona erdi. İyon kentlerinden yalnız Milet, Pers kralı Keyhüsrev ile birlik oldu. Öteki İyon kentleri, Lidya’nın başkenti Sard’ın düşmesinden sonra birer birer Perslerin eline geçti.

Milet, böylece Persler döneminde de eski önemini korudu. Dara’nın İskit seferinden sonra Trakya’nın ve Boğazların Pers imparatorluğuna katılması yüzünden, İyonların ekonomik durumları bozuldu. Milet tiranı Aristagoras, İyon şehirlerini ayaklandırdı. İyonlar, Sard şehrini ele geçirdilerse de burada tutunamadılar. Persler, bir yıl kuşatmadan sonra Milet’e girdiler. Kenti, baştan başa yıkıp yaktılar. Halkını köle olarak Dicle ırmağı boylarına sürdüler, Milet, Mikale savaşından sonra Perslerin yönetiminden kurtuldu.

Bundan sonra Atinalılarla bazen de Ispartalılarla birlik oldu. Çoğu zaman da Perslerin baskısı altında kaldı. Milet, Büyük İskender’in bu. bölgeyi ele geçirmesinden sonra yeniden kalkındı. Yollar açıldı: surlar ve tapınaklar onarıldı. Ticaret geliştirildi; doğuda pazarlar kuruldu. Milet, Hellenistik dönemde Ptolemelere, Seleviklere ve Bergama krallığına bağlandı. İ.Ö. 113’te Roma egemenliği altına girdi. Roma imparatorları, Milet’e önemli yardımlarda bulundular: yeni limanların yapılmasını sağladılar.

Milet, İ.S. III. yüzyılda gerilemeye başladı. Büyükmenderes ırmağının birikintileri zamanla körfezi doldurdu. Kumsal kıyılar bataklık duruma geldi. Kent, Doğu Roma imparatorluğu zamanında gittikçe küçüldü. XIII, yüzyılda Türklerin eline geçti. Bir süre Menteşeoğullarının yönetiminde kaldı. Daha sonra Osmanlı devletine katıldı. XVII. yüzyılda bütünüyle yıkıntı haline geldi. Bunda depremlerin de etkisi oldu. Milet’te arkeolojik kazılar ve araştırmalar, bugün de sürdürülmektedir. Başlıca kalıntılar surlar, Atena tapınağı, Stadion, oldukça sağlam olarak kalan tiyatro, Faustina hamamı, Serpis tapınağı, Güney Agora, Tören caddesi, Şehir Meclisi, Gimnasion ve Kuzey Agora’dır.



Kommentare

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.