Rüzgar Nedir? Çeşitleri Ve Özellikleri Nelerdir?

Yüksek basınç merkezlerinden, alçak basınç merkezlerine doğru hareket eden yatay yönlü hava hareketlerine rüzgâr denir, Rüzgar oluşumunun temel nedeni, iki merkez arasındaki basınç farkıdır. İki merkez arasında meydana gelen basınç farkı sonucunda, basınçları dengeleyebilmek için öncelikle rüzgâr oluşur. Oluşan rüzgar, basınç farkı ortadan kalkıncaya kadar devam eder.

Rüzgarın Hızı ve Şiddeti: Rüzgarı oluşturan hava kütlesinin hareket hızına rüzgâr hıza denir. Rüzgarın hızı, saniyede metre (m/sn) veya saatte kilometre (km/saat) olarak ifade edilir. Rüzgarın hızını ölçen alete anemometre, rüzgarın hem hızını hem de yönünü kaydeden cihazlara ise anemograf denir. Rüzgarın şiddetini belirlemek için Beaufort (Bofor) Rüzgar Ölçe denilen bir çizelge kullanılır. Bu çizelgeye göre sakin hava O, hafif rüzgâr 2, kuvvetli rüzgâr 6, fırtına 8, çok şiddetli fırtına ise 11 şiddetindedir.

Rüzgarın Hızını ve Şiddetini Etkileyen Faktörler:

a. Basınç Farkı: Rüzgarın hızı basınç farkıyla doğru orantılıdır. Basınç farkı arttıkça rüzgar hızı artar, basınç farkı azaldıkça rüzgar hızı azalır. İzobar haritalarında iki nokta arasındaki basınç farkına gradyan denir. İzobar eğrilerinin sık olduğu yerlerde gradyan kuvvetlidir ve rüzgarlar hızlı eser. İzobarların seyrek geçtiği yerlerde, gradyan zayıf olduğundan rüzgarlar daha yavaş eser.

b. Basınç Merkezleri Arasındaki Uzaklık: Aynı basınç değerine sahip ve alçak basınç merkezine farklı uzaklıktaki iki yüksek basınç merkezinden alçak basınç merkezine doğru oluşacak rüzgarların hızları farklıdır. Birbirine yakın noktalar arasında, izobar yüzeylerinin eğimi fazladır ve rüzgar hızlı eser. Birbirine uzak olan noktalar arasında ise izobar yüzeylerinin eğimi azdır ve rüzgar yavaş eser. Başka bir ifadeyle izobarların sıklaştığı yerlerde rüzgarın hızı artarken izobarların seyrekleştiği yerlerde rüzgarın hızı azalır.

c. Dünya’nın Eksen Hareketi: Dünya’nın kendi ekseni etrafında dönüşüne bağlı olarak rüzgarlar sapmaya uğrar. Bu sapmanın sonucu olarak basınç merkezleri arasındaki mesafe uzadığı için bu durum rüzgarların hız kaybetmesine neden olur.

ç. Sürtünme: Engebeli arazilerde rüzgarlar çok sayıda engelle karşılaştığı için hızları azalır. Bu yüzden rüzgarların hızı, düz ve açık alanlarda daha fazladır.

Rüzgarın Yönü: Rüzgarların bulunduğumuz yöne doğru estiği doğrultuya rüzgar yönü denilmektedir. Coğrafi yönlerle ifade edilen rüzgar yönü, rüzgar oku adı verilen bir aletle belirlenir.

Rüzgarın Yönünü Belirleyen Faktörler:

a. Basınç Merkezlerinin Konumu: Rüzgarlar daima yüksek basınç alanlarından alçak basınç alanlarına doğru eser. Dolayısıyla basınç merkezlerinin birbirine göre konumu rüzgarın yönünü belirler. Basınç merkezleri yer değiştirdikçe rüzgarın yönü de değişir.

b. Dünya’nın Dönüşü: Rüzgarlar, basınç merkezleri arasındaki en kısa yolu izleyemez. Dünya’nın kendi ekseni etrafında dönmesi sonucunda rüzgarların yönlerinde sapmalar olur. Bu sapma, Kuzey Yarım Küre’de hareket yönünün sağına; Güney Yarım Küre’de ise hareket yönünün soluna doğru gerçekleşir.

c. Yer Şekilleri: Hava kütleleri, yer şekillerinin uzanış yönüne göre hareket eder. Bu hareket esnasında yeryüzü şekillerine çarparak yön değiştirirler. Bir bölgede rüzgarın yıl içinde en fazla estiği yöne hakim rüzgar yönü denir. Hâkim rüzgâr yönü yer şekillerinin doğrultusuna göre ortaya çıkar. Rüzgarın bir yöndeki esme sayısına rüzgarın esme sıklığı (frekansı) denir. Rüzgarların esiş sıklıkları rüzgârgülü diyagramları ile gösterilir.

a. Alize Rüzgarları: 30° enlemleri civarındaki dinamik yüksek basınç alanlarından, Ekvator’daki termik alçak basınç alanına doğru esen rüzgarlardır. Alize rüzgarları, Kuzey Yarım Küre’de kuzeydoğudan, Güney Yarım Küre’de ise güneydoğudan eser. Başlangıçta sıcak ve kuru olan alizeler, deniz ve okyanus üzerinden geçerken nem alır. Bu nedenle sıcak kuşaktaki karaların doğu kıyılarına bol yağış bırakır. Alizelerin yılın büyük bir bölümünde esme yönleri değişmez. Eskiden Avrupa’dan Amerika’ya ticaret yapmaya giden yelkenli gemiler alizelerden faydalandıkları için bu rüzgarlara ticaret rüzgarları da denmiştir.

Rüzgâr Çeşitleri: Rüzgarlar; sürekli (yıllık), mevsimlik (devirli), yerel ve tropikal rüzgarlar olmak üzere dört grupta incelenir.

Sürekli Rüzgârlar: Sürekli termik basınç merkezleri ile sürekli dinamik basınç merkezleri arasında görülen rüzgarlara sürekli rüzgarlar denir.

Güney ve Kuzey Yarım Küre’den gelen alizeler, Ekvatoral bölgelerde karşılaşarak 3-4 km kadar yükselerek kutuplara doğru hareket eder. Bunlara da ters alizeler ya da üst alizeler adı verilir. Ters alizeler dönenceler üzerinde alçalarak tropikal çölleri oluşturur.

b. Batı Rüzgarları: 30° enlemlerindeki dinamik yüksek basınç alanlarından, 60° enlemlerindeki dinamik alçak basınç alanlarına doğru esen rüzgarlardır. Batı rüzgarları, Kuzey Yarım Küre’de güneybatıdan, Güney Yarım Küre’de ise kuzeybatıdan eser. Alizeler gibi başlangıçta sıcak ve kuru olan Batı rüzgarları, deniz ve okyanus üzerinden geçerken nem alır. 60° enlemleri civarında kutup rüzgarları ile karşılaşır. Kutup rüzgarları soğuk olduğu için batı rüzgarları ile karşılaşma alanlarında, cephesel yağışları oluşturur. Orta kuşak karalarının batı kıyılarına bol yağış bırakan batı rüzgarları aynı zamanda okyanus akıntılarının yönlerinin değişmesinde de etkili olur.

c. Kutup Rüzgarları: 90° enlemlerindeki termik yüksek basınç alanlarından, 60° enlemlerindeki dinamik alçak basınç alanlarına doğru eser. Kutup rüzgarları, Kuzey Yarım Küre’de kuzeydoğudan, Güney Yarım Küre’de güneydoğudan eser. Soğuk ve kuru rüzgarlardır. Bu nedenle sıcaklığın düşmesine ve kar yağışlarının oluşumuna neden olur. 60° enlemleri civarında batı rüzgarları ile karşılaşarak cephe yağışlarına yol açar.

Mevsimlik (Devirli) Rüzgârlar: Basınç merkezlerinin yıl içinde değişmesi nedeniyle, esiş yönleri değişen rüzgarlardır. Yönleri mevsimlere göre değişir. Muson ikliminin hakim olduğu yerlerde sıklıkla görüldüğü için muson rüzgarları olarak da bilinirler. Muson rüzgarları, kara ve denizlerin yıl içinde farklı derecede ısınmaları nedeniyle oluşan basınç farklarından kaynaklanır. Mevsimlik ısı farkına bağlı olarak yaklaşık altı aylık sürelerle birbirlerinin tersi yönünde eser. Muson rüzgarları özellikleri itibarıyla ikiye ayrılır:

a. Yaz Musonları: Yaz mevsiminde çevre-sindeki denizlere göre fazla ısınan Asya kıtası üzerinde, geniş bir alçak basınç merkezi oluşur. Aynı dönemde denizler üzerindeki basınç değerleri daha yüksek olduğundan denizlerden karaya doğru rüzgâr eser. Bu rüzgarlara yaz musonları denir. Yaz musonları, denizlerden ve okyanuslardan kaynaklandıkları için bol nem taşırlar. Bu nedenle Güneydoğu Asya kıyılarına bol miktarda yağış bırakırlar.

b. Kış Musonları: Bilindiği üzere karalar çabuk ısınıp çabuk soğurken denizler geç ısınıp geç soğur. Bu ısınma özelliğinden dolayı kış mevsiminde karalar, çevresindeki denizlere göre daha soğuk olur ve buralarda yüksek basınç alanları oluşur. Aynı dönemde denizler ise karalara göre daha sıcak olduğundan alçak basınç konumundadırlar. Kış döneminde Asya kıtası üzerinde oluşan yük-sek basınç alanından çevre denizlere doğru rüzgâr eser. Bu rüzgarlara kış musonları denir. Kış musonları karadan kaynaklandığın-can soğuk ve kurudur. Karalar üzerinde estikleri sürece yağış oluşturmazlar. Ancak denizler üzerinden geçtikten sonra, bir kara parçası üzerine ulaşırlarsa yamaç yağışlarına sebep olabilir.

Yerel Rüzgarlar: Atmosferdeki genel hava dolaşımının zayıfladığı yerlerde oluşan ve etki alanı dar olan rüzgarlardır. Günün belirli saatlerinde, yılın bazı dönemlerinde kısa süreli olarak eser. Etkili oldukları alanların iklim yapıları üzerinde fazla etkili olmaz. Başlıca yerel rüzgarlar şunlardır:

a. Meltem Rüzgarları: Dünya’nın ekseni etrafındaki hareketi sonucu oluşan sıcaklık ve basınç farkları nedeniyle meydana gelir. Gün içinde yön değiştirip zıt yönde eser. Basınç farkı az olduğundan hızları da azdır. Meltem rüzgarları dörde ayrılır:

Deniz Meltemi: Gündüz, karalar denizlere göre daha fazla ısındığından alçak basınç alanı; denizler ise yüksek basınç alanı durumundadır. Bu nedenle denizden karaya doğru esen bu rüzgarlara deniz meltemi denir.

Kara Meltemi: Geceleri karalar denizlere göre daha çabuk soğur. Böylece kara üzerinde yüksek basınç alanı, deniz üzerinde ise alçak basınç alanı meydana gelir. Geceleri karadan denize doğru esen bu rüzgarlara kara meltemi denir.

Dağ Meltemi: Geceleri dağ yamaçları vadilere göre daha çabuk soğur. Böylece dağ yamaçları yüksek basınç alanı, vadi tabanları ise alçak basınç alanı haline gelir. Geceleri dağ yamaçlarından vadilere doğru esen bu rüzgarlara dağ meltemi denir.

Vadi Meltemi: Güneş ışınlarının gün boyunca ısıttığı vadi tabanlarındaki havanın yoğunluğu azalır, hafifler ve vadi yamacı boyunca yukarıya doğru yükselmeye başlar. Gündüz vadi ya da dağ yamaçları boyunca yukarıya doğru yönelen bu sıcak hava akışına vadi meltemi denir.

b. Fön Rüzgarları: Yükselen hava kütlesinin bir dağı aşarak diğer yamaçta alçalmasıyla oluşan rüzgarlardır. Hava kütleleri dağ zirvesine doğru yükselirken sıcaklığı düştüğü için belirli bir yükseltiden sonra bünyesindeki nemi yağış olarak bırakır. Aynı hava küt-lesi dağın diğer yamacına geçtiğinde kuru özelliktedir ve sürtünerek alçalır. Hava kütlesinin etkisiyle sıcaklığı her 100 metrede yaklaşık 1 °C artar. Dağ zirvelerinden aşağıya doğru sıcak ve kuru olarak esen bu rüzgarlara fön rüzgarları adı verilir.

c. Sıcak Yerel Rüzgârlar: Etkilediği alanın sıcaklık değerlerini yükselten rüzgarlardır. Kuzey Yarım Küre’de güney sektörlü, Güney Yarım Küre’de ise kuzey sektörlü rüzgarlar sıcak karakterlidir. Akdeniz çevresinde etkili olan başlıca sıcak yerel rüzgarlar şunlardır:

Sirokko: Büyük Sahra Çölünden Kuzey Afrika ve Güney İtalya’ya doğru esen rüzgarlardır. Bu rüzgarlar estikleri alanlarda kurutucu etki yapar.

Hamsin: Mısır ve Libya’daki çöllerden Akdeniz’e doğru esen sıcak ve kuru rüzgarlardır. Akdeniz üzerinden geçerken aldığı nemi, Akdeniz’in kuzey kıyılarına yağış olarak bırakır.

ç. Soğuk Yerel Rüzgârlar: Etkilediği alanın sıcaklık değerlerini düşüren rüzgarlardır. Kuzey Yarım Küre’de kuzey sektörlü, Güney Yarım Küre’de ise güney sektörlü rüzgarlar soğuk karakterlidir. Akdeniz çevresinde etkili olan başlıca soğuk yerel rüzgarlar şunlardır:

Bora: Dalmaçya kıyılarının gerisindeki plato ve dağlardan (Dinar Alpleri) Adriyatik Denizi’ne doğru esen soğuk ve kuru rüzgarlardır.

Mistral: Fransa’da kuzey ve kuzeybatıdan Akdeniz’e doğru esen soğuk ve genellikle kuru rüzgarlardır. Esme hızları fazla olan bu rüzgarın etkisi, en fazla Fransa’nın Rhone (Ron) Vadisi’nde görülür.

Krivetz: Romanya’da kuzeydoğudan aşağı Tuna Ovası’na esen soğuk ve kuru rüzgarlardır. Romanya’nın başkenti Bükreş’te etkili olduğunda sıcaklık değerleri 10-15 °C düşer.

Tropikal Rüzgârlar: Sıcak kuşakta, daha çok okyanuslar üzerinde ani basınç farklarından kaynaklanan ve çok hızlı olan rüzgarlardır. Belirli yollar izleyerek karalar üzerine de sokulan bu rüzgarlar, etkili oldukları yerlere büyük zararlar verir. Tropikal rüzgarlara Hint Okyanusu’nda siklon, Büyük Okyanus’ta tayfun, Meksika Körfezinde hariken, Güney Amerika’da tornado, Avustralya’da willy willy adı verilir. Uzun zamandan bu yana Hindistan’da kullanılan siklon terimi, Dünya’nın her yerinde aynı şekilde oluşan bütün hava hareketleri için de kullanılmıştır.



Kommentare

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.