Sahra Çölü Nerede? Hangi Ülkeye Bağlı? Özellikleri Nelerdir?

Büyük Sahra, Sahra Arapça bir sözcüktür ve çöl anlamındadır. Büyük Sahra, dünyadaki çöllerin en büyüğüdür. Kuzey Afrika’da, yaklaşık 8 milyon km²lik bir alanı kaplar. Atlas Okyanusu kıyılarından Kızıldeniz kıyılarına kadar uzanır. Kuzeyinde Atlas ülkeleri ve Akdeniz, güneyinde Sudan vardır. Büyük bölümü yüksek düzlükleri (platolar) kaplayan taşlı çöller (Hammada) ve kumlu çöller (Erg) durumundadır.

Kuzey alize rüzgarlarının üstün etkisi altında, kurak ve sıcak iklim alanıdır. Gece ile gündüz arasındaki sıcaklık farkları çoktur. Çölü geçen tek ırmak Nil’dir. Elverişli yerlerde yaşayanların çoğu Ham kavimlerindendir. (Berberler, Tuaregler). Bunlardan başka, Ön Asya’dan gelen Arapların torunlarıyla Zencilerin kalıntıları vardır. Halkın bir bölümü vahalarda yerleşmiş olup, tarımla geçinir, bir bölümü ise göçebe hayvancıdır (deve, koyun). Büyük Sahra’da, kuzey-güney doğrultusunda uzanan birçok kervan yolu vardır. Birinci Dünya savaşından beri motorlu taşıtlar için uygun yollar yapılmış, havayolları ve alanları kurulmuştur.

Çok seyrek olarak, kimi yerinde 5-10 yılda bir kez olmak üzere, sağanaklar boşalır; çölde bir büyü etkisi yapar. Sağanak olan yerler birdenbire yeşerir ve çiçeklenir; sonra çok geçmeden, hepsi kısa ömürlerini tüketerek kurur. Bunların tohumları, yumruları ya da soğanları, çölde bir yağmur daha yağıncaya kadar uyuklar.

Büyük Sahra çok eski zamanlarda böyle kurak değildi. Kuzey Avrupa, kalın buzlarla kaplandığında, Kuzey Afrika oldukça nemli ve daha az sıcak bir iklimin etkisi altında bulunuyordu. O çağlarda, bugünkü kupkuru vadilerde dereler akıyordu. Fakat bunların çoğu denizlere değil, Büyük Sahra’daki yayvan çukurlara dökülüyordu. Şimdiki kurak iklim yüzünden, bu eski göllerin hepsi ortadan kalkmış, yalnız derelerin sürükleyip biriktirdiği kumlar kalmıştır.

Çöl rüzgarları, kumları, hiç bir zaman, oldukları yerde bırakmaz ve belli yerlerde biriktirerek kum tepeleri halinde yığar. Bu tepelere kumul denir. Kumullarla kaplanmış çöl bölümleri birdenbire donakalmış, iri dalgalı denizler gibi görülür (Erg). Ancak kumlu çöller, Büyük Sahra’nın beşte birini kaplar. Geniş bölümler kayalık ve masamsı yöreler durumundadır (plato).

Bunların deniz düzeyinden yükseklikleri 200 250 m.dir (Hammada). Yeryüzünün küçük taş parçalarıyla kaplı olduğu yerlere serir denir. Rüzgarlar, bu tür çöllerden toz ve kumları havalandırıp sürükler ve bunlar, sağlam kayaları kemirip aşındırır. Böylece çoğu iri mantarlar gibi görülen biçimler ortaya çıkar.

İnsanlar gibi hayvanlar da çölün fırtınalarından korkarlar. Kum ve toz bulutları ortalığı karartır. Şeytan minareleri (hortum, dalaz, birkaç yüz metre yükseklikte kum ve toz direkleri), çöl üzerinde dolaşır. Her yer kumla dolar veya örtülür.

Sonsuzmuş gibi, her yöne uzanıp giden ıssız ve ağaçsız çölde sıcaklık dayanılamaz derecelere yükselir (yazın, gölgede 50° yi çok kez aşar) ve seraplar, türlü pırıltılarıyla bunalan ve susayanlara boş umutlar verir. Kayalar üzerindeki sıcaklık, çok daha yüksektir. Fakat güneş battıktan sonra, sıcaklık hızla düşmeye başlar. Sabahın erken saatlerinde, acı bir soğuk baş gösterir. Kış gecelerinde dondurucu soğuklar olur, Bu kadar çok olan sıcaklık farkları, kayaların parçalanmasına ve dağılmasına yol açar.

Büyük Sahra’nın kuzeyinde ve kuzey-doğusunda, deniz düzeyinden aşağıda kalan yerler bulunmakla birlikte, ortalarında, 3000 m. ye erişen yüksek dağlar da vardır (Tibesti, Ahaggar ve Darfur dağları). Bunlardan birkaçının doruğundan, bir zamanlar lavlar dökülmüş, dumanlar ve küller püskürmüştü. Söz konusu dağların kenarlarında dik yamaçlı vadiler vardır. Bunların tabanında, kısa süre su aktığı Büyük Sahra’da, doğa koşulları çok elverişsiz olmakla birlikte, 2,5 milyondan çok insan yaşamaktadır. Vaha köylerinde yerleşmiş olanlar, tarımla geçinirler. Bunlar arasında küçük sanatlarla uğraşanlar da bulunur.

Bir vahada tek kuyu veya küçük kaynak varsa, orada ancak birkaç hurmanın gölgesine sığınmış birkaç ev bulunur. Fakat büyük vaha kentleri de vardır. Böyle büyük vahalarda binlerce, hatta yüz binlerce hurma ağacı yetişmiştir.

Vahalarda yaşayanlar, genel olarak iyi ve barışsever insanlardır. Derileri oldukça koyu renklidir, vahadan dışarıya çıkmak istemezler. Evleri tavla zarlarını andırır (küp biçiminde). Yapıda kerpiç kullanılır.

Büyük Sahra göçebelerinin derileri açık renklidir. Onlar tüccar veya hayvan yetiştiricileridirler. Arap, Berber veya Tuaregtirler. Savaşçı yaratalıştadırlar. Silahlarını, her arı ateşlemeye hazır tutarlar. Vahalarda yaşayanları küçümserler, Hayvancı göçebeler, çölün biraz yağış alan kenar yöreleriyle dağlarda dolaşırlar ve çadırlarda barınırlar. Yalnızlık ve ıssızlık onlarla birliktedir.

Büyük Sahra’da taşıma ve ulaştırma işleri, vahadan vahaya sürdürülür. Yük ve binek hayvanı olarak, deve ile her yere gidilebilir. Büyük kervan yollarının başlangıçları, kuzeyde Colomb Béchar, Trablus ve Barka, güneyde Çat gölü kenarında Fort Lamy, Kano ve Tumbuktu’dur. Kış aylarında çöl otobüsleri, düzenli seferler yapar ve 4000 km.’lik yolu geçerler. Aynı yollarda kervan yolculuğu birkaç ay sürerdi. Çöl ortasında, otobüsler için kurulmuş akaryakıt istasyonları, yedek parça depoları ve konaklama yerleri örgütlenmiştir. Son yıllarda uçaklarla taşıma ve ulaştırmadan daha çok yararlanılmaktadır.

Büyük Sahra’nın geniş doğu bölümleri Libya ile Mısır’ın, batı bölümlerin çoğu Cezayir’in sınırları içindedir.



Kommentare

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.